Sıkça Sorulan Sorular

Anal seks (ters ilişki) normal midir? Kadınlar Anal Orgazm yaşayabilirler mi?

"Anormal" olması için hiç bir gerekçe yoktur.

Kimi çiftler vajinal ya da oral seksten cinsel haz alırken, kimi çiftler ise daha fazla anal ilişkiden hoşlanmaktadır. Normal ya da Anormal ayrımı yapmak ve bir klasifikasyon yapmaya çalışmak yanlıştır. Öndemli olan çiftlerin yapmış oldukları cinsel aktiviteden zevk almalılarıdır.

Evet, kadınlar Anal orgazm yaşayabilirler.

Anal bölgede sinirler oldukça yoğun olduğu için bir kadının anal orgazm yaşabilmesi de şaşırtıcı değildir. Fakat anal orgazm çok rahatlamış bir durumda, anal uyarılma ağrıya sebep olmuyorsa ve zevk veriyorsa yaşanabilir. Anal orgazm, her hangi bir vajinal uyarılma olmadığı durumda mümkün olsa bile, çoğu zaman kadın penisi vajinanın ince zar ayrımından  dolayı hissettiği için yaşanır. Yüksek yoğunluğundan dolayı anal ilişki esnasında vajinal ve klitoral uyarılma, çoğu kadının hoşuna gider.

Anal ilişkide rahatlama ön planda olduğu için, anüs bölgesindeki kasların önce parmakla veya bir seks oyuncağı ile rahatlatılması gerekir. Yeterli miktarda kayganlaştırıcı bulunmalıdır. Anal bir orgazma parmakla, seks oyuncakları, penis ya da oral uyarılma ile ulaşabilirsiniz. Parmaklar ya da el kullanıldığında bunların yeterince ıslak olmasına dikkat edilmelidir. Cinsellikte anal bir orgazma ulaşabilmek için kadının en çok zevk aldığı bir pozisyon seçilmelidir. Bir çok seçenek vardır ve hangi bölgenin uyarıldığı poziyona bağlı bir durumdur. Pozisyon ve uyarılma çeşidinin yanısıra anal orgazm penisin vuruş tarzından da etkilenir: bazıları yavaş ve duygusal bir tarzı severken, diğerlerinin tercihi hızlı ve sert olabiliyor.

Eşcinsellik bir ruh hastalığı mı veya bedensel bir problem mi?

Eşcinsellik bir hastalık değildir!

Amerikan Psikiyatri Birliği, 1974 yılında eşcinselliği, resmi ruh hastalıkları listesinden çıkarmıştır. 1992’de ise, bir diğer önemli kurum olan WHO da (Dünya Sağlık Örgütü), eşcinselliği hastalıklar listesinden çıkarmıştır. Gey, lezbiyen veya biseksüel olmak, ne bir hastalık ya da sapkınlık, ne de iyi veya kötüdür – Bu, sadece böyle olmaktan ibarettir.

Ancak, çevrelerinin gösterdiği anlayışsızlık ve önyargılar nedeniyle, bir çok lezbiyen ve gey, çok ciddi ruhsal (psişik) ve/veya sosyal problemlere maruz kalmaktadır. Aynı zamanda bu ayrımcılık politikasına ve stigmaya maruz kalan kişiler cinsel problemler (Cinsel İşlev Bozuklukları) ile karşılaşmaktadır.

Gay ve Lezbiyen çiftler iyi birer anne baba olabilirler mi?

Evet!

Gey ve Lezbiyenler tarafından yetiştirilmiş çocuklar ile heteroseksüel anne babalar tarafından yetiştirilmiş çocuklar kapsamında yapılan çalışmalarda, çocuklar arasında, gerek zeka, ruhsal gelişim, sosyal tutum ve diğer çocuklarla ilişkileri, gerekse de cinsel yönelim (kimlik) açısından, hiçbir fark tespit edilememiştir.

Neden dışa açılmak (Coming-out) bazı gey ve lezbiyenler için zordur?

Kendilerine karşı birçok yanlış stereotipi ve ıspatlanmamış önyargılar getirilmesi nedeniyle, Coming-out (dışa açılmak), gey ve lezbiyenler için oldukça zor ve sancılı bir süreçtir. Eşcinseller ve biseksüeller, eşcinselliklerinin farkına vardıklarında, ilk önce kendilerini genellikle çok yalnız ve farklı hissederler. Çoğu, eşcinsel kimlikleri ortaya çıktığında, aileleri ve arkadaşları tarafından reddedilmekten ve işsiz kalmaktan korkarlar. Ve eşcinseller, genellikle diğer insanlar tarafından şiddet ve ayrımcılığa maruz bırakılmaktadır.

Gey ve lezbiyenlere nasıl yardım edilebilir, önyargı ve ayrımcılığın üstesinden nasıl gelinebilir?

Gey ve lezbiyenlere karşı pozitif bir tutum, çoğu zaman eşcinsel arkadaşları olan kişiler tarafından sergilenmektedir. Bu nedenle, söz konusu kötü düşüncelerin, insanların eşcinsellerle şahsen yaşadıkları kötü tecrübelerden ziyade, daha çok önyargılara dayandığı sonucuna varmaktadır. Başka bir deyişle, insan, ne kadar çok gey ve lezbiyen tanırsa ve eşcinsellik üzerine ne kadar çok bilgi sahibi olursa, lezbiyen ve geylere karşı da o kadar pozitif bir tutum sergilemektedir.

Cinsel yönelim terapi ile değiştirilebilir mi? Eşcinsellik terapi edilebilinir mi?

Eşcinsellik terapi edilemez!

Eşcinsellik, bir hastalık değildir. Bu nedenle, ortada tedavi edilmesi gereken hiç bir durum yoktur.

Böyle bir sorunun sorulması bile, bir insanın eşcinsellik hakkında, ne kadar bilgisiz olduğunu ve eşcinselliğe karşı, ne gibi önyargıların mevcut olduğunu göstermektedir. Eşcinselliğin, her hangi bir hastalık, bozukluk veya hatalı gelişme olmadığı kesin ve ıspatlanmış bir gerçektir. Gey ve lezbiyenler, tüm toplumlarda her zaman vardı ve var olacaklardır. 1990 yılında, Amerikan Psikoloji Birliği (APA), başarılı bir tedavi konusunda hiçbir bilimsel kanıt bulunmadığını, açıklamıştır. Tam aksine, bu yönde yapılan bir tedavi, sağlıklı insanın hastalanmasına neden olmaktadır. Bunu, heteroseksüel bir kişiye, eşcinsellik tedavisi uygulamakla kıyaslayabilirsiniz. Bunun yapılması, mümkün değildir.

Gey ve lezbiyenlerin “böyle” oldukları kolayca fark edilebilir mi?

Hayır!

Her ne kadar bazı gey ve lezbiyenlerin “böyle” oldukları kolayca anlaşılabilse de, gey ve lezbiyenlerin büyük bir çoğunluğu, aleyhlerindeki yaygın olumsuz önyargılar nedeniyle, bu durumun başka kişiler tarafından fark edilmesine, izin vermezler. Gey veya lezbiyenler için saptanmış belirli yaşam şekilleri, yoktur. Gey ve lezbiyenlerin, çeşitli yaşam şekilleri vardır ve dünyanın her yerinde mümkün olan mevcut her işte ve pozisyonda görev almakta ve çalışmaktadırlar.

Eşcinseller hangi meslekleri yaparlar?

Gey ve lezbiyenler, mümkün olan mevcut her işte ve pozisyonda görev yapmakta ve her tür meslekte çalışmaktadırlar. Bir çok gey ve lezbiyen, iş performanslarını önyargılar nedeniyle riske atmak istemedikleri için, cinsel yönelimlerini iş hayatlarında gizli tutarlar. Bundan dolayı, gey ve lezbiyenler, örneğin fark edilseler, hemen ayrımcılığa uğrayabilecekleri askeriye gibi ortamlarda da, görev yapmaktadırlar. Gelişmiş Avrupa ülkelerinde, bir kişiyi kendi cinsel yönelimi nedeniyle ayrımcılığa tabii tutmak, kanuna aykırıdır.

Eşcinseller ayrımcılığa maruz kalırlar mı?

21. yy'da Eşcinseller halen daha ciddi ayrımcılığa maruz kalıyorlar.

“Farklı” damgası vurulan diğer bir çok azınlık gibi, gey ve lezbiyenler de, yanlış anlaşılmış ve önyargıya maruz kaldıklarını hissederler. İşyerinde ve evde hakaret, baskı, şiddet ve ayrımcılığa uğramak, gey ve lezbiyenlerin maruz kaldığı istismar edilişlerin sadece birkaç örneğidir.

Eşcinseller “Çocuk İstismarcısı” mıdır?

Hayır!

Eşcinsellere ilişkin bir başka önyargı ise, heteroseksüel erkeklere göre eşcinsel erkeklerin çocuk suistimaline daha yatkın oldukları yönündeki iddiadır. Bu iddia, sadece ayrımcı bir iddiadır ve bilimsel araştırmalara dayanmamaktadır ve tamamen gerçek dışıdır..

Sübyancılık ve çocuklara karşı cinsel ilgi asla eşcinsellikle karıştırılmamalıdır. Bir çok araştırma, sübyancıların büyük bir çoğunluğunun heteroseksüel erkekler olduğunu kanıtlamıştır.

AIDS, bir eşcinsel hastalığı mıdır?

Hayır!

Hayır. AIDS (bağışıklık yetersizliği sendromu), bir “eşcinsel” hastalığı değildir. Bu daha çok, korunmasız cinsel ilişki yoluyla heteroseksüellerde olduğu gibi, eşcinseller arasında da yayılabilen bir hastalıktır. Aynı şekilde, örneğin uyuşturucu müptelalarının enjektörleri ortaklaşa kullanması ile virüs yayılmaktadır. Afrika’da heteroseksüel çiftler arasında yaşanan korunmasız ilişkiler hastalığın başlıca yayılma yolu olmuş. İster heteroseksüel, isterse de eşcinsel olsun tüm toplumsal gruplar arasında AIDS tabiri ile tanımlanan virüs olan HIV (insan bağışıklık yetmezliği virüsü) enfeksiyonuna yakalanma riski en düşük olan lezbiyenlerdir.

Eşcinsellik normal midir?

Evet!

Evet. Çalışmalar, tüm insanların %10 ile 15’i arasındaki bir kesimin eşcinse karşı ilgi duyduğu, sonucunu çıkarmaktadır. Eşcinsellik, tüm ülkelerde, tüm toplum tabakalarında ve tüm nesillerde, vardı ve var olmaya devam etmektedir. Onların, kamu hayatının her kademesinde, her meslekte ve tüm sosyal mevkilerde, olduklarını biliyoruz.

Eşcinsellik doğal mıdır?

Evet!

Evet. Bugün eşcinselliğin, bir çok hayvan türlerinde de görüldüğünü biliyoruz ve o, doğa olarak tanımladığımız varoluşun bir parçasıdır. Gey ve lezbiyenler, asla doğaya karşı gelmezler, tam tersine, kendilerine kendi cinsiyetlerinden bir eş ararken, kendi doğalarıyla uyum içerisinde hareket ederler. Oysa, kendilerinden eşlik talep edildiği için, bir heteroseksüel bir ilişkiden kaçmak zorunda kalsalardı, işte o zaman bu doğal olmazdı.

Eşcinsellik kalıtımsal mıdır?

Hayır!

Olmadığı ortadır, çünkü eşcinsel çocukların büyük çoğunluğunun, heteroseksüel anne babaları ve yine heteroseksüel kardeşleri vardır. Eşcinselliğin ne dereceye kadar genetik bağıntılı olduğu, bugüne kadar ciddi bir şekilde ıspatlanmamıştır. Anne babanın, çocuklarının cinsel yönelimleri üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Çok sık duyduğumuz “Yanlış Yetiştirme” konusu da, hiçbir temele dayanmamaktadır.

Eşcinsellik ahlaksızlık mıdır?

Hayır!

Eşcinsellik, tam olarak sol elini kullanmak kadar “ahlaksızlıktır”. “Ahlaklı” ve diğer bir şekilde “ahlaksızlık”, sadece davranış şekli ile ilgili bir tanımlamadır, ancak kişilik içerisine derinlemesine kök salmış ve doğa tarafından insana bahşedilmiş bir yaradılış özelliğini, tanımlamaz.

Mastürbasyon zararlımıdır?

Mastürbasyonun olumsuz sonuçlarının olduğu yanılgısı geçmişe dayanır. Günümüzde modern bilim, mastürbasyonun olumsuz sonuçlar doğurmadığını doğrulamıştır. Mastürbasyonun sağlık için tamamen zararsız olduğu konusunda tüm tıp dünyası hemfikirdir. Hatta burada tam tersi bir durum söz konusudur- erkekte günlük boşalmalar sperm kalitesini arttırıyor.

Mastürbasyon sağlığa zararlı değildir. Erkeklerin düzenli mastürbasyon yapması prostat kanserini önleyebiliyor. Mastürbasyon ancak halka açık yerlerde veya zoraki bir şekilde yapıldığında, bağımlılık haline geldiğinde bir hastalık ya da sağlıksız bir durum olarak değerlendirilebilir.

Daha fazla bilgi için: www.cinselterapi.org/makaleler/19/cinsel-terapi-masturbasyon-sagliga-zararlimidir-.html
 

Kız arkadaşımla "geri çekme" yöntemiyle ilişkiye girdim, acaba hamilemidir?

Bu yöntemin gebelikten koruma olasılığı oldukça düşüktür. Değişik bilimsel araştırmaların sonuçlarına göre bu yöntemde 4-18 arasında bir pearl indexi bildirilmiştir. Bu, bu yöntemi 1 yıl boyunca gebelikten korunmak için kullanan kadınların 100'ünden 4 ile 18'inin gebe kaldığı anlama geliyor.

Kız arkadaşınızın regl (adet) kanamasında bir gecikme olduğunda mutlaka bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurunuz ve gerekli olan testleri yaptırınız.

Cinsel yaşantınızda gebelikten koruyucu yöntemler almayı unutmayınız. Bunun için bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı'na ya da bir Cinsel Danışman'a başvurup bilgi alabilirsiniz.

"Hap ve Mini Hap, Aylık İğne, Üç Aylık İğne, Deri Altı Kapsülleri, Rahim İçi Araç, Kondom (Prezervatif), Kadın Kondomu" gibi bir çok GEBELİKTEN  KORUNMA YÖNTEMLERİ vardır.

Daha fazla bilgi için: www.cinselterapi.org/makaleler/20/cinsel-terapi-coitus-interruptus-geri-cekme-yontemi.html

Cinsel organım 11cm, acaba cinsel ilişki için yeterlimidir?

Penisiniz cinsel ilişkiye girebilmek için kesinlikle yeterlidir ve normal büyüklüktedir.

Vajinanın ilk 7cm'lik girişinde çok hassas sinir uçları bulunmaktadır, buraya penis yoluyla uygulanan baskı ve sürtünme ile kadında vajinal ya da klitoral orgazm meydana gelir. Cinsellik esnasında bu bölgeleri uyarabilmek için penis en az 7 cm vajinaya girmeli ve bu uzunlukta da baskı uygulayabilmek için belirli bir  kalınlığa sahip olmalıdır.

Daha fazla bilgi için: www.cinselterapi.org/makaleler/21/cinsel-terapi-penis-buyuklugu---penisim-buyuk-mu-yoksa-kucuk-mu-.html

 

Vajinismus nedir?

Vajinismus leğen kemiği bölgesindeki adale sisteminin istek dışı kasılmaları nedeniyle vajina daralmasına nenden olur. Spazm olarak adlandırılan bu kasılmalar cinsel birleşeme veya vajina içerisine tampon benzeri belirli objelerin sokulma düşüncesine karşı verilen bir reaksiyon olarak ortaya çıkar.

Vajinismus farklı şiddet seviyelerinde ortaya çıkar. En ağır durumlarda jinekolog tarafından vajina muayenesi yapılması dahi mümkün olmaz ve muayene ancak narkoz altında yapılır. Ağır vajinismus yaşayan kadınlar adet dönemlerinde vajina içerisine tampon dahi sokamazlar. Ağır vajinismus vakalarının çok azında vajina içerisine tampon veya parmak sokmak mümkündür, fakat buna rağmen penisin girmesi mümkün değildir. Hafif vajinismus yaşayan kadınlar ara sıra cinsel ilişki yaşayabilir ancak bu sadece ağrılı ve sancılı bir şekilde olur.

Daha fazla bilgi için: www.cinselterapi.org/makaleler/18/cinsel-terapi-korkulu-ruya---vajinismus.html

Grup seks nedir?

Aynı ortam içerisinde çiftlerin ya da bireylerin topluca (en az üç kişi) cinsel hazı paylaşmasıdır. Grup seks insanlığın var olduğu zamandan beri tüm kültür ve toplumlarda var olan bir cinsel yöntemdir. Antik çağlarda sıkça uygulanan grup seks yöntemi modern çağımızdada bir çok kişi tarafından uygulanmaktadır. Grup seks'te önemli olan cinsel hazın paylaşılmasıdır. Duygusallık arka planda olan Grup sekste daha fazla cinsel dürtülerin aktif olduğu cinsel eylem şeklidir. Almancası "Gruppensex" olarak tabir edilir. Bu tür cinsel uygulamalarda önemli olan SAFER SEX kurallarına uyulmasıdır. Safer Sex: Cinsel hastalıkların bulaşmaması için prezervatif, kondom kullanılmasıdır.

Bize Sorun

"Cinsel sorunlarınızla ilgili sorularınızı buradan sorabilirsiniz."











Neredeyiz ?

TÜRKİYE:
Alsancak/İZMİR

Telefon: +90 532 574 54 31
E-mail: info@cinselterapi.org

(Bana her gün 09.00-22.00 saatleri arasında cep telefonumdan çekinmeden ulaşabilirsiniz.)

Hakkımda yazılan tavsiyeleri okumak ya da kendiniz tavsiyede bulunmak için tıklayınız: