Cinsel İşlev Bozuklukları ve nedenleri:

Cinsel istek ve arzu kaybı:

Az veya hiç cinsel arzu hissetmeme, cinsellikten sıkılma veya ilgi duymadığını hissetme.

Ereksiyon Bozuklukları:

Sertleşme ya bedensel olarak gerçekleşmez (Erkeklerdeki ereksiyon problemleri ve Kadınlardaki kayganlaşma bozuklukları ve yetersiz nemlenme sorunları), ya da her ne kadar bedensel olarak bu sorun mevcut olsa da içsel olarak hissedilmemesi, ereksiyon artmasına rağmen tatmin edici olmaması veya bir anda kesilivermesi.

Cinsel Tatmin Bozuklukları:

En yüksek noktaya ulaşma ya mümkün değildir (Anorgazmi) ya da tatmin edici bir şekilde yaşanmaz (erken meni boşalması, cinsel tatmin yaşanmadan orgazm)

Ağrılar ve Sancılar:

Vajinismus (vajina adale sistemindeki ağrılı ve sancılı kasılmalar) şeklinde veya Disparüni (Dyspareunie) olarak adlandırılan şekilde baş gösterebilir (Disparüni: hem kadınların, hem de erkeklerin cinsel organlarında ortaya çıkabilen cinsel ilişki sırasındaki ağrı ve sancı hissetme durumu)

Cinsellik ve Cinsel Yönelim

Heteroseksüellik, Homoseksüellik, Biseksüellik:

Toplumsal değerlerimiz açısından, Heteroseksüellik tek "normal" kabul edilen cinsel yönelimdir. Homoseksüellik (Eşcinsellik) veya Biseksüelliğe ise her ne kadar tolere edilmeye çalışılsa bile toplumun büyük bir bölümü tarafından eşdeğerli olarak kabul edilmemektedir. Bundan ötürü kendi isteklerini açıklama ve kendi cinsel kimliğini bulma konularında problemler yaşanmaktadır.

Kimlik Problemleri Konusunda Danışmanlık Hizmetleri:

Toplumun çoğunluğu tarafından yaşanan heteroseksüel hayat tarzında olduğu gibi, Homoseksüellik (Eşcinsellik), Biseksüellik ve Transseksüellik de, o derece az müdahale ve tedavi gerektiren normal durumlardır. Ancak cinsel yönelime bağlı olarak gelişen sosyal problemler nedeniyle genellikle zorluklar yaşanabilmektedir. Bu durumlarda destekleyici eşcinsel terapileri ve danışmanlık hizmetleri alınmalıdır.

Cinsel Travma:

Cinsel şiddete maruz kalınması halinde cinselliği tekrardan zevk ve keyifle yaşamak daima çok zordur. Tekrardan yaralanma ve incitilme korkusu veya sadece önceki yaralanma ve incinmeleri hatırlama korkusu dahi cinsellikten elini ayağını çekmeye, vazgeçmeye veya artık cinselliği imkansız kılıp, cinselliği bir şekilde hayatından çıkarmaya neden olabilmektedir. Yakınlık, ereksiyon ve zevkin en özel anlarında dahi, zihinde kalan bu travma kırıntıları bir arada yeniden ortaya çıkabilmektedir. Bu travmayı bilmeyen ve tanımayan partner için, travmalı partnerin gösterdiği korku ve tepki dolu reaksiyonları anlaması mümkün değildir. Eski yaralar henüz tam olarak iyileşmeden, eşler arasında meydana gelebilecek yeni bir yaralama ve incitme olayı, ağır ruhsal yaralanmalara neden olabilmektedir (ikincil travmalar). Geçmişte yaşanmış cinsel şiddet ve taciz olayının olay yeri olan beden, genellikle cinselliği kabul etmeyecektir. Haklı olarak önceki olay karşısında geliştirilen kendini dış dünyaya kapama, duygularını bedenden ayırma (ben ölüyüm, hiçbir şey hissetmiyorum, kendi benliğim artık bedenimin içerisinde değil…= Dağılma Fenomeni, Kimlik Dağılması, Kimlik Parçalanması) benzeri mekanizmalar artık sevdiğiniz insanla tekrardan samimi ve özel bir ilişki yaşamak istediğinizde bir engel olarak kaşınıza çıkacaktır.

Travma sonrası cinsel terapi, vücudunuzu kendiniz için tekrardan keşfetmek üzere, eski yaraların bakım ve tedavisinin yapılması ve suiistimal ve şiddet olmadan vücudunuzu artık yara izleriyle beraber tekrardan sevmek ve kendi cinsel yaşamınızı yeniden geri kazanmak anlamına gelmektedir.

Cinsel Arzu Kaybı/Libido Kaybı (Sexuelle Lustlosigkeit/Libidoverlust): Cinsel isteklerde giderek artan bir azalma görülür veya artık bu istek kalmamıştır.

Cinsel Utangaçlık (Sexuelle Hemmungen/Blockaden) (Sexual Shyness): Burada kişilerde kendi cinsiyetine veya diğer cinsiyete karşı kısıtlamalar veya engeller söz konusudur ve bu belirsizlikler nedeniyle cinsel faaliyetlerden haz alınması mümkün olmaz.

Cinsel İsteksizlik/Cinsellikten Tiksinme (Sexuelle Abneigung/Sexuelle Aversion): Cinselliğe ilişkin düşünceler hoş olmayan ve tiksindirici şekilde tecrübe edilmiştir ve "cinsellik arzusu hiç kalmamıştır".

Orgazm Bozukluğu (Anorgazm) veya orgazma ulaşmada zorluk yaşama. Cinsel tatmin yaşanmadan orgazm veya meni boşalma durumu.

Çiftler arasında konuşulamayan cinsel istekler veya problemler. Cinsel fantazilerin yaşanamaması.

Fetişim (Fetişizm) veya hayata entegre edilmesi zor olan belirgin farklı cinsel tercihler.

Ereksiyon Bozuklukları (Erektil Dysfunktion/Sertleşme sorunu, bu durum ayrıca iktidarsızlık olarak da anılmaktadır): Penis, artık (yeterince) sertleşmez.

Kadınlarda görülen cinsel kayganlaşma bozuklukları (vajinanın vajinal salgılarla nemlenmemesi, kayganlaşmaması).

Erken Boşalma (Ejaculatio praecox) – daha vajinaya girmeden önce veya bunun hemen ardından boşalmanın yaşanması.

Boşalmanın Yaşanmaması (Anejakulation): Ereksiyon ve yoğun uyarılma yaşanmasına rağmen, boşalmanın yaşanmaması.

Vajinismus (Vaginismus): Vajina kaslarında kramp benzeri bir kasılma yaşanması nedeniyle, Penisin içeri girmesi mümkün olmaz veya ancak ağrı ve sancı vererek mümkün olur.

Pelvipati (karnın alt bölgesinde yaşanan kronik ağrılar) "Gizli" Cinsel Rahatsızlıklar: Yaşanan ağrılar (farklı nedenler dolayısıyla yaşanması mümkündür), cinsel ilişkiye yönelik düşüncelerin ortaya çıkmasına müsaade etmez.

Ağrılı cinsel ilişki: Cinsel ilişki sırasında ağrıların yaşanması (Dyspareunie/Disparoni)

Cinsel birleşme sonrası yaşanan rahatsızlıklar (orgazm sonrası reaksiyonlar) – Cinsellikten sonra depresyon, sinirlilik, iç huzursuzluk, ağlama veya gülme krizi ya da baş ağrıları yaşanması.

Cinsel bozukluklarla ilgili diğer konular (ICD-10 uluslararası tanı teşhis şemasına göre parafili veya cinsel sapmalar benzeri cinsel tercih bozuklukları):

Maruz kalan kişi tarafından, bir rahatsızlık veya hayat kalitesini sınırlayıcı bir unsur olarak yaşanan cinsel kimlik bozuklukları(bir erkeğin, kadın olmayı istemesi veya tam tersi).

Cinsel suç olayları (her tür suistimal, rahatsızlık verme ve baskı)

Oto-mazoşizm: Nesnelerin zorla cinsel organ içerisine sokulması.

BDSM/Sado-mazoşizm: Birine zorlamayla veya kuvvet uygulayarak, acı vererek veya aşağılamalarda bulunarak ya da özgürlüğünü kısıtlayarak acı verme.

Erotophonie: Müstehcen içerikli telefon görüşmeleri.

Teşhircilik (Exhibitionismus): Çıplakken veya cinsel faaliyet esnasında izlenmekten zevk almak.

Sürtünme (Frottörizm): Başka insanlara sürtünme yoluyla cinsel uyarım alma.

Yaşlılara ilgi duyma (Gerontofili): Yaşı oldukça yüksek insanlara karşı, cinsel arzu duyma.

Dışkıdan zevk alma (Koprofili, Koprofagi): Dışkıyla cinsel tahrik sağlama.

Nekrofili: Ölü bedenlerin cinsel obje olarak suiistimal edilmesi.

Pedofili: Yetişkin insanların, cinsel olgunluğa erişmemiş kişilere cinsel ilgi duyması durumudur. Ancak, gençlere yönelik cinsel ilgi, pedofiliden farklıdır. Genç erkeklere ve benzer şekilde, 12 ile 17 yaş arasında delikanlı yaşlarındaki gençlere duyulan cinsel ilgi, "Efebofili" olarak adlandırılır. Genç kadınlara ve benzer şekilde, 12 ile 17 yaş arasındaki genç kızlara duyulan cinsel ilgi, "Partenofili" olarak adlandırılır.

Hayvanlarla Cinsel İlişki (Sodomi) (benzer şekilde: Hayvanlara karşı duyulan cinsel ilgi (Zoofili) ve cinsel sadizm sapkınlığı): Hayvanlarla cinsel ilişki.

Trans-fetişizm benzer şekilde Trans-vestizm: Hetero-seksüel erkeklerin kadın elbiseleri giymesi.

Ürofili: İdrarla cinsel tahrik sağlama.

Röntgencilik (Voyörizm): Çıplak insanları (ekseriyetle ev ortamında) gözetleme.

Veya benzer şekilde:

  • Aşırı cinsel arzuve sekse karşı duyulan açlık
  • Pornografi düşkünlüğü: Saplantı halinde pornografik resimlere bakma ve pornografik filmleri izleme ve bunları "toplama".
  • Genelev, randevu evi ve hayat kadınlarına olan düşkünlük: Saplantı halinde randevu evi ve seks işçilerine gitme.
  • Kendine eş bulmada zorluklar yaşama veya uzun yıllar boyunca eşsiz bir hayat sürme.
  • Cinsel yaşam veya cinsel davranışlar üzerinde etkisi olan psişik (ruhsal) bozukluklar.
  • Üreme kabiliyeti bozuklukları ve benzer şekilde doğurganlık veya kısırlık. Özellikle, uzun yıllar süren ve bir türlü başarılamayan çocuk isteği, çiftler üzerinde aşırı baskı yaratabilir, bu noktada, cinsel terapi veya eşli terapiler, çiftler arasındaki bu tip durumların muhtemel sebeplerinin ortadan kaldırılmasına ilişkin, hali hazırda katlanılan yükün hafifletilmesini sağlayan önemli bir işlev üstlenebilmektedir.

 Abdullah ÖZER

(Sosyal Hizmet Uzmanı, Klinik Psikoloji Uzmanı, Aile Danışmanı)

KAPAT
ÖN KAYIT FORMU
Formu doldurun en kısa süre içerisinde biz sizi arayalım