Ereksiyon bozukluğunda çiftlere yönelik tavsiye ve alıştırmalar

Konuşmak, cinsel problemler bakımından faydalıdır…

Önemli problemlerin gizli saklı yöntemlerle çözülmesi, çok zordur. Buna karşın, bir sorun varsa, bu sorun hakkında konuşamıyorsanız, bu sorun sürekli olarak daha da büyür ve tüm hayatınızı etkileyen bir soruna dönüşür.

Ereksiyon bozuklukları, erkeklerin büyük çoğunluğunda tüm hayatlarını etkileyen bir soruna dönüşmektedir.

Cinsel yaşamının sona erdiğini ve cinsel yeterliliğini kaybettiğini zannetmek ve bunu düşünmek, erkeklerde büyük bir yıkıma neden olur. Erkeklerin, eşi veya partnerinin isteklerini artık karşılayamayacağı ve bundan sonra hor ve değersiz görüleceği korkusuna kapılmalarına yol açar. Erkekler, bu problemlerini eşlerine anlattıklarında, eğer problemi o kadar ciddi bulmaz ve onun için ereksiyonun o kadar önemli olmadığını söylerlerse, bu defa da eşlerinin bu sözleri sadece kendilerini teselli etmek için söylediklerinden şüphelenirler. Hemen ardından, eşlerinin eninde sonunda cinsel açıdan sağlıklı bir erkek bulacakları ve kendilerini terk edecekleri korkusuna kapılırlar.

Deneyimlerimiz, bu rahatsızlık ve bu durumla ilişkili stres yaratan düşünce ve kaygıların, çiftler arasında açık ve net olarak konuşulmasının, kişilerin üzerinde rahatlatıcı ve dertlerden uzaklaştıran bir etki sağladığını ve farklı perspektiflere yönelik yeni kapılar açtığını göstermiştir.

Ancak, bu tip bir konuşmanın yapılacağı insanın doğru belirlenmesi gerekmektedir, zira sorunlarımızı açık ve net bir şekilde anlatmamız, bizi daha kırılgan hale getirecek ve savunmasız olduğumuz alanların başkaları tarafından öğrenilmesini sağlayacaktır. Bu tip konuları açık bir şekilde konuşmak ve görüş alışverişinde bulunmak için en ideal ortam, cinsel danışmanlık veya cinsel terapi hizmeti alınmasıdır. Bu nedenle, cinsel danışmanlık veya cinsel terapi hizmeti almak üzere, çift olarak yapılan başvurularda, aşağıda anlatılan yöntemin izlenmesi faydalı olabilmektedir.

 "Erkek" olan tarafın öncelikli olarak düşüncelerini ve duygularını sınıflandırması ve bunları önemlerine göre bir sıralamaya yerleştirmesi, faydalı olacaktır. Bu noktada, aşağıda belirtilen sorular faydalı olabilmektedir:

  • Eşimde veya partnerimde neleri beğeniyorum?
  • Bizi bir arada tutan nedir? (Ortak yaşam tarzı, çocuklar, ortak menfaatler, ortak mal mülk, aşk, seks, ...?)
  • Cinsellik benim için ne kadar önemli?
  • Sekste neyi seviyorum? Söz konusu dahi olmayan ne?
  • Ereksiyon bozukluğu öncesinde cinsel hayatımızda neler iyiydi ve neleri özledim?
  • Şu anda bende tam olarak neler eksik?
  • İlişkimiz açısından ereksiyon bozukluğunun ne gibi olası sonuçları beni korkutuyor?
  • Benim yaşamakta olduğum ereksiyon bozukluğunun eşim veya partnerim açısından ne anlama geliyor? Bunu gerçekten biliyor muyum yoksa sadece umuyor muyum? Neden korkuyorum?
  • Eşimin veya partnerimin ereksiyon bozukluğunun kendisi açısından önemi konusundaki ne gibi ifadelerine inanmam mümkün değil? Söylediklerini, sadece beni teselli etmek için mi dile getiriyor yoksa gerçek duygularını benden saklamaya mı çalışıyor?

Bu liste elbette sadece bir öneridir. Bu listeleye, kendi durumunuza özel farklı soruları da ekleyebilirsiniz. Bu liste elbette sadece bir öneridir. Ancak liste aynı zamanda devam niteliğindeki görüşmeler için bir ipuçları listesi olarak kullanılmaya da uygun olacaktır. Sorulara verilen farklı cevaplar, çiftin birbirlerine karşı anlayışlarını önemli ölçüde artırabilmektedir. Bu konuşmaların başarısı bakımından, bazı iletişim kurallarına uyulması gerekmektedir.

Söz konusu seanslara katılan çiftlerin büyük çoğunluğu, bu konuşmaların ilişkilerini ve aralarındaki yakınlığı daha da derinleştirdiğini bildirmişlerdir.

Görüşmelere yönelik öneriler…

Bir görüşmenin etkisi ve başarısı, karşınızdaki kişiye durumunuz hakkında verdiğiniz bilgilerin doğruluğuna ve karşınızdaki kişinin sizin sözlerinizin tersi ifadelerini doğru şekilde anlamanıza bağlıdır. Aşağıda belirtilen kuralların bu kapsamda faydalı oldukları kanıtlanmıştır:

Nasıl olduğunuzu, kendinizi nasıl hissettiğinizi ve genel olarak kendinizden bahsedin. Örneğin; "hassas davranılması gerekir" demeyin, aksine "bana hassas davranılmasına ihtiyacım var" deyin. "Beni ihmal ediyorsun" demeyin, aksine "kendimi ihmal edilmiş hissediyorum" deyin.

Genellemelerden kaçının ("sen, bana karşı hiç hassas olmadın"). Somut durumları örnek olarak ele alın.

Eşinizin veya partnerinizin durumuna anlayış gösterin. Ona, kendi kaygılarınızı ve korkularınızı anlatın (örneğin: onun için artık yeterince çekici olmama, onun tarafından artık sevilmeme gibi).

Eşinize, ereksiyon bozukluklarının tehlikeli bir başka hastalığın belirgin bir semptomu olabilme ihtimali nedeniyle, kendisi ve sağlığı için endişelendiğinizi söyleyin.

Sorunu önemsizleştirmekten kaçının ("o kadar da kötü değil, biz birbirimizi seviyoruz").

Kendi istek arzularınızı saklamayın! Eşinize cinselliğin sizin için ne anlama geldiğini ve cinsellik hakkında sizin için neyin önemli olduğunu anlatın. Penetrasyon sizin için önemli değilse, ereksiyon olmadan bile sizi tatmin edebileceğini söyleyin. Öte yandan, cinsel birleşme sizin için önemliyse, mevcut psikoterapi (cinsel terapi) seçeneklerini araştırın ve inceleyin.

Eşinizin veya partnerinizin söylediklerini, kendi kelimelerinizle tekrardan toparlar ve özetlerseniz ve bunları doğru anlayıp anlamadığınızı ona sorarsanız, birçok yanlış anlama ihtimalini önleyebilirsiniz.

Eşiniz, söyledikleriniz hakkında şu anda hiçbir şey söyleyemiyorsa, ona söylediklerinizi idrak etmesi için zaman verin. Onu, söz konusu durum hakkındaki görüşünü açıklamaya zorlamayın, bunun yerine, konuyu yeniden görüşmek üzere bir tarih belirleyin.

Taraflardan birinin görüşmede hakim ve baskın olmasını önlemek için, konuşma ve dinleme süreleri zaman bakımından sınırlandırılarak sırayla konuşulabilir. Örneğin 10’ar dakikalık konuşma süreleri sırasında değişimli olarak taraflardan biri konuşur, diğeri ise dinler. Elbette, bu konuşma sürelerinin arasında, gerek hissedilmesi durumunda, konuşma araları da verilebilir ve dinleme sırası gelen taraf, karşı tarafın konuşmasını kesinlikle bölmez. Fakat sadece daha net anlamak için açıklama rica edebilir.

Eşiniz veya partneriniz, sorununun ereksiyon bozukluğu değil, onun davranışları olduğunu açık ve net olarak anladığında, görüşme amacına ulaşmış olur. Siz, ereksiyon bozukluğu durumunda bile zevk ve haz veren bir seksin mümkün olduğunu ona anlatabilir ve gösterebilirseniz, son dönemde aranızda meydana gelen olası sürtüşmelerinde sona ermesini  sağlayabilirsiniz.

Karşılıklı görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda…

Karşılıklı görüşmelerin, elbette başarısızlıkla sonuçlanma ihtimali de vardır. Örneğin: 

  • Görüşme, karşılıklı iddialar ve suçlamalarla sona erebilir.
  • Taraflardan biri hakarete uğrar ve bunun sonucunda susarak görüşmeyi sona erdirir.
  • Tüm görüşme sürekli aynı konu etrafında sürer ve hiçbir ilerleme sağlanamaz.
  • Verilen vaatler ve varılan anlaşmalara taraflar uymaz.

Eşiniz görüşme yapmak istemezse veya bu tip görüşmeler hep olumsuz sonuçlanıyorsa, belki ona her şeyi bir mektup yazarak anlatabilirsiniz, burada önemli olan her şeyin sakince ve iyice düşünülerek dile getirilmesi önemlidir. Bu mektup, geçmişteki krizlerin üstesinden nasıl geldiğinizi hatırlatabilir, eşinize karşı olan duygularınızı yeniden canlandırabilir. Ayrıca ereksiyon bozukluklarına ilişkin objektif bilgilerin ele alınmasını ve isteklerin, beklentilerin, umutların ve aynı mevcut duruma ilişkin kaygıların dile getirilmesi ve birlikte her sorunun üstesinden gelip, bir çözüm yolu bulacağınıza güveninizin tam olduğunu anlatmak amacıyla değerlendirilebilir.

Tüm girişimlerinize rağmen, görüşmeyi sürdürmenin artık mümkün olmaması durumunda, eşinize veya partnerinize ilişkinizi tehlikeye atanın, (ereksiyon bozukluğu değil!) onun bu davranışlarının olduğunu açıkça söylemelisiniz. Ona, çiftlere yönelik danışmanlık hizmetleri şeklinde beraberce profesyonel yardım almayı önerebilirsiniz. Deneyimli bir danışman veya psikoterapistle konuşmak, birçok avantaj sağlar:

Danışman, tarafsız bir üçüncü kişi olarak özellikle 

  • Görüşme kurallarına uyulmasını sağlar.
  • Taraflardan her ikisinin de önemli konuları doğru şekilde formüle edebilmelerini sağlar.
  • Taraflardan birinin ifadelerinin, diğer tarafça da dinlenmesini ve anlaşılmasını sağlar.
  • Çiftin çözüm yollarını şahsen buldukları bir atmosferin oluşturulmasını sağlar.
  • Taraflar açısından bağlayıcı olacak anlaşmaların yapılmasını ve bu anlaşmalara uyulup uyulmadığının takip edilmesini sağlar.

Burada belirtilen tüm yolların uygulanmasına rağmen yine de bir çözüme ulaşılamaması durumunda, gelecekte bu tip durumun nasıl üstesinden geleceğinize ilişkin karar vermeniz önemlidir. Bu kararı, tek başına almak zor olabilmektedir. Bu noktada, tavsiye almanın faydası olmaktadır. 

Ereksiyon bozukluğunun bir fırsat olarak değerlendirilmesi …

Uzun süre devam eden ereksiyon bozukluklarının, incelenmeye değer önemli nedenleri olabilmektedir. Bunun yapılmaması, kişinin kendi beden ve ruh sağlığını ihmal etmesi ve tehlikeye atması, anlamına gelmektedir. Yaşamın içerisinde karşılaşılan diğer birçok ağrılı ve sancılı sorunlarda olduğu gibi, ereksiyon bozukluklarında da çiftler bu durumu istek ve arzularını açık ve net olarak dile getirebilme ve bunları karşılıklı olarak paylaşabilme fırsatı yakalarlar. Ereksiyon bozuklukları, asla sağlıklı bir cinsel hayatın sona ermesi anlamına gelmez. Tam aksine, bunu karşılıklı olarak ilişkinin ve seks hayatının yeniden canlandırılmasına yönelik bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz.

Abdullah ÖZER

(Sosyal Hizmet Uzmanı, Klinik Psikoloji Uzmanı, Aile Danışmanı)

KAPAT
ÖN KAYIT FORMU
Formu doldurun en kısa süre içerisinde biz sizi arayalım